Yeni başlangıçlar, değişiklikler insanda endişe yaratır. İlk işe başlangıç veya iş değiştirmek de tatlı bir heyecan ile birlikte stres de yaratan durumlardır.  Güzel kıyafetler ayarlanır ve özenle işe gidilir. İlk tanışma seremonisi ardından gözlem yapmaya ve araştırmaya başlarsınız. Aklınızda pek çok soru vardır. Size mülakata anlatıldığı gibi bir yer  mi? Maaşlar vaktinde alınıyor mu? Yöneticinin/ patronun tarzı tavrı nedir? Genel olarak çalışanlar memnun mu? Yükselme imkanı var mı? Molalar nasıl? Mesaiye kalınıyor mu? Siz bu soruların cevabını bulmaya çalışırken neler ve kimlerle karşılaşırsınız bilmekte fayda var. Yeni başlangıç döneminin getireceklerine hazırlıksız olması sebebiyle ilk haftadan havlu atıp işi bırakan insanların sayısı hiç de az değildir. Peki neler olur?

  • Daha adımınız attığınız ilk gün sizi bir köşede sıkıştırıp sessizce ‘’Buraya nereden düştün, başka iş mi bulamadın mı ?’’ yı direkt söyleyenler yada ima edenler. İlk günden sizi demoralize ederler. Çoğunluğu yıllardır orada çalışan ve çalışmaya devam edecek olan kişiler olup, patronun yanında bambaşka davranan riyakarlık madalyası almayı çoktan hak etmiş kişilerdir, kesinlikle kaile almadığınız gibi ‘’ siz neden ayrılmayı düşünmüyorsunuz o halde?’’ diye sorabilirsiniz. Pek çok bahaneleri vardır.
  • Hemen ağabeylik, ablalık yapmaya çalışanlar olacaktır. Çoğunluğu iyi niyetli olmakla birlikte aralarında ilk günden hakkınızda ne var ne yok öğrenip dedikodu malzemesi biriktirmeye çalışan kişiler de çıkacaktır. Kendinizi ve hayatınızı hemen anlatmak konusunda çok cömert olmayın. Yoksa ikinci günden ‘’ ayy daha önce başından bir evlilik geçmiş yada sevgilisi ile beraber yaşıyormuş’’ gibi gereksiz dedikodular için malzeme vermiş olursunuz.
  • Şirketler tıpkı insanlar gibidir her birinin ayrı karakteri vardır. Yeni başladığınız işi bir önceki işinizle mukayese etmeyin. Hele bunu sık sık dile getirip ‘’ben XXXX deyken biz bunu şöyle yapardık, böyle yapardık’’ diye sürekli bir kıyaslama ortamı yaratmayın. Bu haleti ruhiye içinde olduğunuzun da hızla yöneticinize iletileceğini bilin.
  • Şirketlerde kronik molacılar denilen bir tayfa vardır, bunlar defalarca uyarılmış olmalarına rağmen mesainin çok önemli bir kısmını çay-kahve ve sigara molasında geçirirler, mümkün mertebe az takılın. İnformal sohbetlerin bol olduğu bu ortamlarda laf söz bol olup sonra hiç alakanızın olmadığı konuların size ihale olması ve daha ilk günlerden kaytarmaya meyilli imajınızın oluşmasına sebep olabilir.
  • Şirkete yeni gelen kişilere hemen asılıp bir şansını deneme eğiliminde olan tipler vardır. Hızlıca iltifata boğup hemen samimi olup dışarıda randevu koparma gayretleri çokçadır. Uzak durunuz.
  • İşe yeni başlayan insanların en sık yaptığı hata toleransın düşüklüğü ve hızlı karar verme. Daha ilk haftadan ‘’ya burası hiç bana göre değil’’ kararını vermeyin. Adaptasyon için kendinize ve size alışmaları için insanlara zaman tanıyın. Sizi üzecek   absürd bir şey olmadığı yada karşınıza iyi bir başka alternatif çıkmadığı sürece bir ay dişinizi sıkın.
  • İlişkileri doğru yönetmek büyük beceridir, önce gözlem sonra kişiye özel ilişki yönetimi için insanları doğru gözlemleyip kime hangi mesafede durmanız gerektiğini analiz edin. Theodore Roosevelt‘’ Başarı formülünün en öneli tek bileşeni insanlarla iyi geçinmeyi bilmektir’’ der.
  • İlk yaratılan imajın önemli olduğu herkesin kabul ettiği bir durum dolayısı ile işinize konsantre olmak, öğrenmeye çalışmak yani gayretinizi göstermek elzemdir.
Yazar

Hacettepe Üniversitesi İİBF den başlayan gelişim yolculuğum yurt dışında aldığım uzmanlık eğitimleri ile devam etti. İngiltere South Essex Collage (işletme ve yönetim kursları) ve The Coaching Academy (kurumsal koçluk) ve Oxford Üniversitesi (Liderlik gelişimi ve yönetimi) programlarını tamamladım.

Yorum Yap

Son Yazılarım

İş hayatında yeni nesil
24 Mart 2019
Aday deneyim tasarımı
3 Mart 2019
Değerler ile kurum kültürü yaratmak
10 Şubat 2019

Son Yorumlar

Dinar Mam.

Sabırlı olmak gerek. Şükürsüzlük bir sebep, insanları bezdiren bir diğeride, Insan Kaynakları için Türkiye'de uygulanan...

Hülya Mutlu

Bu konuda bir yazı yazmayı düşünüyorum Hamit Bey

Hamit Kaşıkçı

Hülya Hanım merhaba, Gerçekten bu konuda yazılmış en sade ve derli toplu yazıyı hazırlamışsınız sizi...