Tokalaşma (Beden dili)

El sıkışma eski çağlardan değişerek günümüze gelen bir harekettir. Eski çağlarda insanlar karşılaştıklarında  silah gizlemediklerini göstermek için avuçları açık olarak kollarını havada tutarlardı. Bu avuçlar havada hareketi geçen yüzyıllar süresince değişime uğrayarak avuç havada, avuç kalbin üzerinde gibi değişik varyasyonun türemesine yol açmıştır. Bu eski selamlama töreninin modern biçimi İngilizce konuşulan çoğu ülkede karşılaşıldığında ve ayrılırken kullanılan ellerin kilitlenerek sallandığı harekettir.

Padişah Abdülaziz Avrupa seyahatinden (1867) döndükten sonra, bir diplomatik toplantıda Rusya sefiri İgnatyef’i kabulü esnasında elini sıkar. Yeni bir tavır olarak herkes şaşırır. Böylece tokalaşma Osmanlı adab-ı muaşeret kurallarına dahil olur.

Beden dili eğitimlerinde konuştuğumuz konulardan birisidir tokalaşma. Şunu çok net söyleyebilirim ki pek çok insan kötü tokalaştığının farkında değil.Aslında son derece basit bir hareket. Karşıdakinin elini dengeli şekilde sıkıp kısa bir sallamadan sonra bırakacaksın. Peki tokalaşma konusunda hangi hatalar yapılıyor? Kaç çeşit tokalaşma tarzı var?

BASKIN TOKALAŞMA: Güven vereceğim, özgüvenimi karşımdakine göstereceğim, buranın hakimi benim bu görüşmede baskın taraf benim mesajı vereceğim diye elini pistte inen uçak misali uzatan kişilerin tercih ettiği bir modeldir.  Böyle yaparak karşı tarafı ezdim, hakladım gibi bir düşünceye kapılırlar. Niye karşı tarafa kendini kötü hissettirelim ki?  İletişim karşı tarafa kendini iyi hissettirerek kurulan bir köprüdür. Tokalaşma ‘’toka’’ dan gelir ve iki elin uygun ergonomide birbirini tutmasıdır. O kadar. İki baskın kişinin el sıkışması durumunda her ikisi de karşısındakinin avucunu alt  konuma getirmeye çalışacağından son derece garip bir durum ortaya çıkar. Hatta bazısı bu savaşın galibi ben olacağım diye  hemen diğer elini üste koyar. Siyasiler basına fotoğraf verirken baskın tokalaşma yapıyor olmayı oldukça önemser. Üstün olma ve tahakküm gibi mesajlar içerir.

PARMAK UCUNDAN TOKALAŞMA: Bir başka yanlış tokalaşma şekli eğreti tokalaşmadır. Parmak ucundan hafifçe tutup çekmek. Bence insana kendini kötü hissettiren ve karşı tarafın bu şekilde tokalaşan kişiyle ilgili rahatsız olduğu bir şekildir. Ne olduğunu anlayamazsın. Karşı taraf sana mı güvenmez,kendime mi güvenmez? Çekingen midir? Rahatsız etmemek için mi yapar. Fazla mı titizdir. Her durumda kötü bir tokalaşma şeklidir, hiç tokalaşmasalar çok daha iyi olur.

ÖLÜ BALIK TOKALAŞMASI: Gerçekten cansız bir balığı tutmuş hissiyatı verir bu şekilde tokalaşanlar.’’Al elimi, hayrını gör’’ der gibi yapılır.  Üzerine bir de el terliyse tam ölü balık olur.  Zorlama uzatılmış bu gevşek el  tarzında tokalaşanlarla ilgili çok zayıf, pasif biri algısı oluşabilir. Ölü balık el sıkışını kullanan çoğu kimse bu şekilde bir tokalaşması olduğunun farkında değildir. Bence herkes nasıl tokalaştığı ile ilgili güvendiği bir arkadaşından geri bildirim almalı.

PEHLİVAN TOKALAŞMASI: Öyle bir sarsar ki karşısındakini bunu ancak bir pehlivan yapar hissi olur. Elinizi bırakın neredeyse kolunuzu yerinden çıkarmaya gayreti var sanırsınız bu tarz tokalaşanları.

GERGİN KOL UZATMA TOKALAŞMASI: Bu tokalaşma türünü genellikle kadınlar yapar. Karşıdakini  belli bir mesafede tutma gayreti vardır. İnsana kendini son derece değersiz hissettirir.  Bu tarzı benimseyen kişilerin aslında görüşmek istemiyor ama mecbur kalmış gibi bir hava yarattıkları kesin.

 

Tokalaşırken nelere dikkat etmeli;

  • Eldiven var ise mutlaka çıkarılmalı.
  • Kişinin eli tam kavranmalı.
  • Baş parmak ve işaret parmağı arasındaki sinirler kavuşmalı.
  • Benim elim senin elini döver tarzında olmamalı.
  • El ıslak veya terli  ise kurutulup tokalaşılmalı.
  • Tokalaşmada ilk hareket genellikle  kadınlardan beklenir.
  • Ev sahibi konumunda olan kişilerin konuktan önce el uzatması beklenir.
  • Biriyle tokalaşırken ayağa kalkılır, oturma pozisyonunda tokalaşılmaz.
  • Hafif bir tebessüm ve göz kontağı tokalaşmaya eşlik etmeli.
  • Karşı tarafın elinizi sıkmama ihtimali olduğunu düşündüğünüzde tokalaşmaya yeltenmeyin.
Yazar

Hacettepe Üniversitesi İİBF den başlayan gelişim yolculuğum yurt dışında aldığım uzmanlık eğitimleri ile devam etti. İngiltere South Essex Collage (işletme ve yönetim kursları) ve The Coaching Academy (kurumsal koçluk) ve Oxford Üniversitesi (Liderlik gelişimi ve yönetimi) programlarını tamamladım.

Yorum Yap

Son Yazılarım

İş hayatında yeni nesil
24 Mart 2019
Aday deneyim tasarımı
3 Mart 2019
Değerler ile kurum kültürü yaratmak
10 Şubat 2019

Son Yorumlar

Dinar Mam.

Sabırlı olmak gerek. Şükürsüzlük bir sebep, insanları bezdiren bir diğeride, Insan Kaynakları için Türkiye'de uygulanan...

Hülya Mutlu

Bu konuda bir yazı yazmayı düşünüyorum Hamit Bey

Hamit Kaşıkçı

Hülya Hanım merhaba, Gerçekten bu konuda yazılmış en sade ve derli toplu yazıyı hazırlamışsınız sizi...