İş Yaşamında Giyim Kuşam

 

 

 

Resim önizlemeGeçtiğimiz günlerde bu fotoğrafın altına genç bir kardeşimiz “Ben iş hayatında asla böyle giyinmem, çok sıkıcı” yazmış. Bir başkası başka bir videoda makyajınıza aşırı takıldım, hiç olmamış demiş.

Ben gelin başka pencereden bakalım derim. Denim, t-shirt ve lastik papuçlarla işe gelinmesinde ya da bazı insanların makyaj yapmayı tercih etmemesinde hiçbir tuhaflık görmediğim gibi insanların özgün tarzları ile çalışma ortamında var olmalarının onlara iyi geldiğini ve hala katı olan kurumların da konuyu yeniden ele alması gerektiğini düşünüyorum.

İlk işe başladığım üniversite hastanesinde (1998) bir gün kırmızı bir elbise giyip gitmiştim. Yöneticim beni eve gönderdi. “Hoca (Rektör) kırmızı elbiseden nefret eder, git değiştir gel.” O kadar üzülmüştüm ki. Seneler sonra hoca ile bir konferansta karşılaşınca üzerimde yine kırmızı elbise vardı😃 ve gidip sordum. “Benim hiç öyle bir takıntım olmadı.” demişti.

Sektörel koşulları ve kurum kültürünü önümüze alalım, kabul. Ancak katı kıyafet kodları, dayatmacı yaklaşım ve -meli -malılar yerini esnekliği bıraksa sizce nasıl olur? Yetenek havuzunun genişlemesine ve yaratıcılığın artmasına bir katkısı olur mu?

Kurumların değişmesi için önce bireylerin kafa yapısının değişmesi zaruri, zira kurumun nüvesi birey. Bizim dış görünüşe ve surete neden bu kadar takıldığımızı ve kendi standartlarımızı ve zevklerimizi ötekine dayatmakta, beğenmediğimizi haykırmakta neden bu kadar iştahlı olduğumuzu düşünmemiz faydalı olabilir.

Bilmem siz ne düşünüyorsunuz kılık kıyafet ve dış görünüş kriterleri ile ilgili?
Net kurallar olmalı mı?
Bir çerçeve yeterli mi?
Tamamen özgür seçimler mi desteklenmeli?

 

(Gelen yorumlardan bazılarını paylaşmak istedim)

 

—Özellikle bu çağda hele ki z kuşağı da çalışma hayatına artık girmişken, çok katı kurallarla giyimi kuşamı sınırlamak doğru değil bence. Sonuçta kıyafetlerimiz de bizi yansıtıyor. Bizi yansıtmayan bir kıyafet ile ne kadar kendimiz gibi çalışabiliriz ki?
Bence temiz ve derli-toplu görünmek yeterlidir 🙂 -E.K.

 

—Tercih ettiğin tarzın kendini yansıttığını düşünenlerdenim. Şortla işe gelen çalışanımın ya da kendim spor ayakkabı ile işe gittiğimde performansımızda bir düşüklük görmedim. Belli çerçevelerin olması, toplumsal duyarlılık için şart olduğunu düşünmekle beraber artık günümüzde daha renkli ofis ortamlarını görmekten mutluluk duyuyorum. -S.B.O.

 

—Çok zaman önce belirlenen görüşler/kurallar özgünlüğümüzü köreltiyor, seçimlerimizi ve fikirlerimizi özgürce ifade edilemeliyiz. İfade ederken uslup gibi kıyafette de ortamının koşullarına uygun olmak yeterli olmalı 🙂 -Ö.A.

 

—Kalite sistemi oturmamış kurumlarda liderlik vasfı olmayan, yalnızca yönetici olabilmiş kişi davranışı ve düşüncesi.. Kim ne giymiş, saçını, makyajını nasıl yapmış diye düşüneceklerine herkes kendi işine baksa ülkecek kalkınırız diye düşünüyorum.. Ayrıca; gördüğümüz herkes birer aynayken boşverin insanların size baktıklarında görüdüğünü önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz. -S.G.

 

—Sektörel koşullar ve kurum kültürüne dikkat ettikten sonra temiz ve düzenli giyinmek yeterlidir.
Sizde çok zarifsiniz ayrıca… -N.K.

 

—Bence sadece kıyafet olarak değil her konuda bazı insanlar herkes onlar gibi düşünsün onların kriterlerine göre giyinsin istiyorlar. Bence iş hayatında da özel hayatta da kalıplar çok keskin olmamalı. Bizler okula giderken sıkı kıyafet yönetmeliği ile sıkı kurallarla geçirdik o dönemi. Ortaokul öğrencisine ince çorap giydirilirdi. Çorabım kaçacak diye ne rahat oturabilirdim sırada ne de derse konsantre olabilirdik. Saçımızdaki tokanın renkli olmasına takılacaklarına eğitime odaklanılsaydı keşke. İş hayatında da böyle kişinin kılık kıyafetine takılmadan yeteneğine odaklanmak lazım. Sadece özgür olanlar yaratıcı olabiliyor çünkü. -H.K.

 

Siz de yorumlarınızı buraya bırakabilirsiniz.

Yazar

Hacettepe Üniversitesi İİBF den başlayan gelişim yolculuğum yurt dışında aldığım uzmanlık eğitimleri ile devam etti. İngiltere South Essex Collage (işletme ve yönetim kursları) ve The Coaching Academy (kurumsal koçluk) ve Oxford Üniversitesi (Liderlik gelişimi ve yönetimi) programlarını tamamladım.

Yorum Yap

Kategoriler

Son Yazılarım

Duygusal Zeka ve Kendini Değerlendirme Testi
21 Ekim 2021
Uyku Sorunlarını Nasıl Çözeriz?
20 Ekim 2021
4 Film ile Psikolojik Sermayenin 4 Boyutu
13 Ekim 2021

Son Yorumlar

Leyla

Kaleminize sağlık arkadaşlar.her şey Zihnimizdeki otomatik pilotu fark etmemizle başlıyor.

Resul Korkmaz

Hülya Hanım merhaba. Aksa için verdiğiniz Liderlik eğitimi ile ve bu makaleyi okuyunca ilk aklıma...

Dinar Mam.

Sabırlı olmak gerek. Şükürsüzlük bir sebep, insanları bezdiren bir diğeride, Insan Kaynakları için Türkiye'de uygulanan...