Sabahları mutlu uyanmak için; İKİGAİ

by / Pazar, 04 Mart 2018 / Published in BLOG

İkigai, bir kişisel gelişim kitabı olup, diğer kişisel gelişim kitaplarından ayıran bazı özelliklere sahiptir. Kişisel gelişim kitaplarında yazarlar kendi bilgi ve tecrübeleri doğrulusunda insanları yönlendirme çalışmışlardır. Ikigai’de ise Hector Garcia ve Francesc Miralles tarafından yazılmış. Ve bir araştırma kitabı. Yazarlar Japonya’nın Okinawa adasında yaşayan insanların arasına karışmış uzun zamanlar onları takip etmiş, analiz etmiş ve bunun sonucunda elde ettikleri bilgileri bu kitaba konu edinmişlerdir.

Yazarların araştırmalarına göre, Okinawa’ da yaşayan insanlar dünyada en uzun yaşayan ve en mutlu insanları. Bunun detaylarına inildiğinde ise, stressiz bir yaşama sahip olmaları, sürekli egzersiz yapmaları, sevdikleri işi yapmaları ve işten emekli olmamaları (ölmek istiyorsan emekli ol ise mottoları) , her şeyin bir düzende olması, yemelerine ve içmelerine çok dikkat etmeleri (sebze, meyve gibi lifli gıdalar ağırlıklı), zinde kalmayı önemsemeleri ve kendilerini motive etme konusunda gelişmiş oldukları gözlemleniyor.
İkigai, “her zaman mutlu kalma” anlamına gelen bir kelime. Sabah yataktan neşeyle ve istekli kalkmamıza sebep olan şeydir aslında ikigai. Eksikliği depresyon nedeni. Zira insan hep anlam arayan durumunda. Eğer birileri bunun için bir sebebim yok diyorsa ikigai noktasını kaybetmiş ya da hiç bulamamış demektir. Peki ikigai noktasını nasıl bulabiliriz?

İkigai noktasını bulmamız için dört kümeye oluşturmamız gerekir.

1. Birinci kümeye sevdiğimiz işleri yazıyoruz.
2. İkinci kümeye yapabildiğimiz işleri
3. Üçüncü kümeye para kazandığımız işleri,
4. Dördüncü kümeye ise dünya için yararlı olan işleri sıralıyoruz.

Kümelerin kendi arasında kesişmesinde farklı anlamlar ortaya çıkıyor. Örneğin; sevdiğim ve yapabildiğim işler benim ‘tutkuyla’ yaptığım işler anlamına geliyor. Yapabildiğim işler ile bundan para kazanabildiğim işler benim ‘mesleğim’ anlamına, para kazandığım ve dünyanın ihtiyacı olan işler benim ‘uğraşım’ anlamına, dünyanın ihtiyacı olan ve benim sevdiğim işler ise ‘misyonum’ anlamına geliyor. Bunların hepsinden eşit ve yüksek miktarda pay alan şeyler bizim ikigai noktamızı oluşturuyor ve mutlu, uzun yaşamanın sırrı olan bu noktadan ayrılmamamız gerektiğini söylüyor. Eğer bizde yazarın anlattığı çalışmayı yaparsak ve ikigai noktamızı bulursak, yarın neye uyanmamız gerektiğinin farkına varırız ve daha sağlıklı bir iş ortamında kendimizi daha iyi hissederiz.

Eğer Ikigai’nizi bilmiyorsanız kendinize şu tip sorular sormalısınız:

1-Gerçekten ne yapmak istiyorum?
2-Tutku duyduğum, heyecanlandığım şey nedir?
3-Kendimi en iyi nasıl ifade edebilirim?
4-Neye yeteneğim var?
5-Yeteneğimi geliştirmek için neler yapmalıyım?
6-Anda kaldığım, dünyayı ve zamanı unuttuğumda ne yapıyorum? Bireysel bi’ şey mi bu, yoksa takım çalışması mı?
7-Anda ve akışta kaldığım zamanlarda yaptığım şey fiziksel mi, zihinsel mi?

Yaşımız kaç olursa olsun, ‘Bu saatten sonra olmaz’ yada ‘Yaş 70 iş bitmiş’ söylemlerini bırakıp önce nefes alma sebebimizi bularak işe başlıyoruz.

Mehmet Ata Akan& Hulya Mutlu tarafından kitabın özeti yapılmış ve sizlerle paylaşılmıştır.

Bir Cevap Yazın

TOP